Kuzularım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuzularım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2013 Cumartesi

Koşmaca

Bazı suskunluklar çok anlam ifade eder..
Benimki onlardan değil blogcum,
Tamamen seni boşlamamdan oldu :/

Aslında yoğun olmak bi yandan da iyi be blogcum
Düşünmeye fırsatın kalmıyor
Uyu uyan koş
Şükür...Şükür 
Unutmak veren Rabbime
Tamamen yaralar hemen geçmiyor elbet
Lakin hızdan anlamıyor insan...

Hayat = yara mı acaba ?
Hayat... imtihan kesin :)
Geçebildir bizi Allahım
Sana yakınlık...Sana çok yakınlık ver bize
Çok sev bizi...,
Kimsenin merhametine, sevgisine muhtaç bırakma başka...
Sev bizi...

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Başlıyoruuuz

Yeni bir dönem başladı artık resmen dün...
Pırıl pırıl bakan kuzucuklar geldi yine...
Sınıflar gülücükle kahkahalarla dolu :)

Sevmiyorum binanın boş halini, ne izbe oluveriyor onlar olmayınca 
Gülen yüzlerini seviyorum onların
Sahte olmayan cümlelerini...

Velhasılı hoşgeldin yeni ders yılı
Hoşgeldiniz kuzucuklarım...

Rabbim beni faydalı eylesin size,
Sizi de bana sevimli ...

Güzel hikayelerde adımız geçsin beraber...


9 Mayıs 2013 Perşembe

İyi Ki Varsın İstanbul


Günlerin yaza yaklaşması içimde acayip mutluluk yaparken, çocuklardaki hareketlilik beni çok acayip yormakta. Kaç gündür dişlerimi sıkmaktan bi hal oldum. Ki özellikle rahatlamak için İstanbula gittiğimi de düşünürsek,üzücü yani durumlar... Hamdolsun deriz tabi ki her duruma ama yolun en zor kısmına geldik sanırım. Allahım onları üzmeden tatile bi gelseydik, iyiydi. Birinin gözyaşlarına şahidim mesela salı günü, koskocaman erkek bir çocuğun gözlerinin kocaman kocaman doluşuna şahidim, ve kızgınlığım ve üzüntüm hepsi birbirine karıştı sonunda... Akşamı zor ettiğim bi gündü bugün de. Edepsizliğe tahammülüm yok sanırım. Birçok şeye tahammül geliştiren ben, bunu beceremedim henüz :) Yapmalımıyım onu da bilmiyorum ya :)
Allahım nolur onların da bizim de emeklerimizi zayi etme ! Nolur ! 

Gelelim İstanbula :) Sevdiklerimle bir gün daha geçirmek için hemen atlayıp gittim pazar akşamından. Yalnız bu pazar başka pazarlar gibi değildi. Şampiyonluk pazarıydı bu :)) Arena'nın önünü ve Florya yolunu görünce gururla karışık bir sırıtmaya karıştığım kesin. Mutlu oldum evet, severim ben sarı-kırmızıyı :))
Ertesi gün öğlene doğru umre hazırlıkları için annemle çıkmıştık, akşam geldik eve. Kuzularımla az vakit geçirdim bu kez ama gene de beraberdik yani :)) Ve salı sabahı masal bitti, erkenden yola çıktım ve Bursamda devam hayata... Hamdolsun :))

                                                     Feribot beklerken :)







Arena'nın önü nasıl coşkulu kalabalıktı :))

                                  

      Küçük kuzum çizgi film izlerken ve ne yediğini farketmezken :)


Fatih'te bir ev :)) bayıldım


Metro'da kahveci var resmen, kafein krizi tutanlara ! :)


İstanbul dönüşü en sevdiğim üçlü, tost,çay ve manzara :))




Bu da feribotun minik konuğu :)



                             Martılar :)                               


At taşıyan bir kamyon, minicik taylara dikkat :)



Bu da bugün gelen pasaportum :) Çekmeden olmazdı onu :)

4 Nisan 2013 Perşembe

Sevgili Günlük :)

                                                              Sevgili Günlük...

10 güne yakın oldu görüşmeyeli değil mi ? Epey olaylar vardı bu arada.. Doğum günü kutlamaları, arkadaş sürprizleri, geziler, yeni bebişlerin hayata teşrifi.... :) Uzun uzun anlatıp resimlerimi de eklemeyi çok isterim lakin pek yakında mümkün görünmüyor. Ara vermeden hayatıma gayet gayet bahar geldiğini kayda geçeyim dedim... "Hayat sana güzel dedikleri" tip sanırım benim.. Binler şükür Rabbimmm :))

Ayşe Hocanın bebeği geldi nihayet.. Kuzuuu tam bir kuzu gerçekten :) Buarada karşı komşumuz ve hatta muhasebecimiz olan abinin de bir oğluşu oldu.. Allahın yoktan var etmesini daha iyi bir anlamış oluyor sanırım böylece. Minicikken günden güne büyüyor ve resmen orada bir can.. Annelik kısmıysa daha bir ayrı ibret. Acının, sancının, ızdırabın ardından neşeyle anlatabilmek tüm bunları... İşte Allahın hikmeti bu sanırım :))

Bu sene doğum günümle ilgili organizasyonlar çok sürprizdi. Kuzucuklarım koskocaman bir pastayla beni şaşırttılar çok fena , saolsunlar :)  Nasıl da planlamışlar.. Hiç görmedim ki ben böyle bişiy  :))
Sonra BBMcim de  ayrı bir şaşırttı. Koskocaman bir fanusta bir sürü güllerle :) Allahımmm çok güzeldi sahiden :) Beni  bu kadar şımartmamalılar... Veee Özlemciğim tabiki yine yapacağını yaptı. Çok fena hazırlanmış bu kez. Bir sürü balon, mum, hediyeler... Allahım kendisi bilse ya, asıl varlığı benim için ennn güzel hediye :)) Yaşlanmanın bu kadar keyfli olacağını düşünmemiştim sanırım. (Yalnız gayet utandığımı da eklemeliyim)

Vee bir sürpriz vardı pazar günü bana. Öznurcuğum atlayıp geldi. Nasıl da özlemişim canımmm :) Ruhu ruhuma dost olan insan, hayatıma başka pencereler katan,özlenen insan  :) Pazartesi için olan gezi planımıza Onu da dahil ettim hemen, çok neşeli oldu. Oylat'a gittim ilk defa. Hem ekip çok güzeldi, hem de gezi planı :) Saolsun önümüze düşüp götüren Rukiye Hocacığım :) Herşey çok ama çok güzeldi. Hem kaplıca, hem Oylat mağarası, Yayla sofrası, akşam yemeği..ouuuu :))

Ve tabiki kuzucuklarımla aram iyi..Çok seviyorum ben bu öğrencilerimi. İçime koyasım geliyor bazen. Yanaklarını sıkasım, saçlarını karıştırasım... Ayırmasın Rabbim beni onlardan, hep beraber eylesin..beraber ve mutlu ve faydalı :)

Hayat paylaştığımız insanlarla güzel kesinlikle. Daha keyfli, daha neşeli. Allahım yolundan ayırmasın, hep şükredeceğimiz güzelliklerle donatsın, hem bu dünyada hem ahirette. Güpgüzel insanlar isterim Rabbim senden, güpgüzel bir ömür, haphayırlı bir yaşam... Yolunda eyle beni..bizi.. Ve hayatıma renk katanların hayatını en az benimki kadar renkli eyle. Hep Seninle bir ömür ver Rabbim, ve ahirette utanacağımız bir ömürden muhafaza buyur. Hep çok sev ve sevdir Allahım, dünyayı ahireti kazanmamız için vesile eyle...Sevdiklerimize de hayırlı, neşeli bir ömür nasip et..Sağlığımızı daim eyle..Sana olan sevgimizi daim eyle... Seninle eyle...

27 Ocak 2013 Pazar

Seviyorum :)

Uzun yoldan geldim ben bugün...
Parmakla sayınca az ama kalple gelirken uzun
Kuzularımla iki gece beraberdik 
Kuzularımla iki gece on sene öncesi benim için

Yeni hayatıma başladığım zaman bana
Hayatın anlamlandığı zaman
Siyah beyazlıktan renkliliğe geçişim benim o zamanlar
Şimdi birilerinin hayatı renklensin istedim
Çocuklarımız kayan yıldızlar olmasın
Dünya sevgiyle dönüp duruken
Gerçek sevgiyi öğrensin yürekleri
İncitmeyecek sevgiyi öğrensinler
Sevmeyi öğrensinler herkesi
Sevmeyi...

Diyor ya Muzaffer Tayyip

                    Ben seviyorum insanları
                    Bana benziyorlar hepsi

İşte öyle
Bana benziyor onlar da
İhtiyacımız var ruhumuzun doyumuna tıka basa dolu karınlarımızın yanında
Ruhumuzun O'na ihtiyacı var
Bütün acılar O'nsuzluktan
O'nu anlatmalı ondan
Canlarım...Can kuzularım
Ne kadar yorulsam da (kabul:) ) seviyorum onları
Seviyorum yaptığım işi
Seviyorum insanları 
Bana benziyorlar hepsi :))

17 Ocak 2013 Perşembe

Haydi Kızlar Okula (Mı) ?

Bir velimle konuştuğumda "babası okutmak istemiyor"la başladı bu yazı...
Neden okutmaz bir insan bir evladı? Cahillikle nereye varılabileceğini sanır insanoğlu? Bu zamana kadar yaşadığımız sıkıntılar cehaletimizin eseri değil midir zaten? Okumayınca daha mı ahlaklı olur, daha mı hanımefendi? Elbetteki mesele sadece fenni ilimler, matematik, sıfat- fiil öğrenmek değildir... Fakat insanların alıcılarının açık olması  biraz da buna bağlı değil midir?




Kendini evde geliştirebilenler tanıdım ben. İlkokuldan sonra hiç bir eğitim görmeyip bunu kendisi demediği sürece anlayamadığım insanlar.. Konuşmalarında, kalbinde ve beyninde güzel bişeler yetiştirebilen,kötüleri ayıklayabilen insanlar var şu hayatta... 

Ama haydi daha gerçekçi bakalım, nasıl "öğrenmesini-eğitimini" engelleriz başkalarının? Hangi kız çocuğu "iyi ki beni okutmamışlar" der yıllar sonra... Hangi çocuk hayırla anar ailesini böyle bir durumda... Lisansın bile yetmediğini, yüksek lisansın bu kadar popüler hatta ihtiyaç olduğu bir zamanda liseye bile göndermeden "evinde otursun" demek nasıl bir zihniyettir?

"Kızlarımız, kadınlarımız okumasınlar, çalışmasınlar, sosyal hayatta olmasın"cılara saygı duyamıyorum kimse kusura bakmasın. Önemli olan yaradılış fıtratlarımızı bozmamak... Hanımlığımızı unutmamak...Erkekleşmemek... Manevi değerlerimizi kaybetmemenin yanında birilerine ışık olmak... "Bayan doktor olsun", "Bayan öğretmen olsun" cular buyurun... Kızlarımız okumalı... Ellerinden tuta tuta,maddi manevi destekçileri ola ola okutmalıyız.. Birer ışık olmalılar önce kendi evlerine, komşusuna, hastasına, öğrencisine, arkadaşına... Eğitmeli değil miyiz onları"evcilleştirmek" yerine ?




Sözlerimden feministlik çıkarımları yapmayın sakın. Amaç bir meslek edinmenin çok ötesinde bence... Kızlarımızın kendilerinin yetişmesi lazım ki, evindeki eşine, evinin çocuklarına, çevresindekilere ışık olsun her noktada... Sosyal hayatın dışına iterek hanımları gelişemeyiz,çok net. Kabul edilmeli ki evdeki eğitimci annedir her zaman,çocuğun ilk öğretmeni annesidir... Öğretmekten men ettiklerimizden neyi öğretmesini bekleriz yarın ? Mesele bir okul meselesi de değil...Yetişsin insanlık tutalım ellerinden...Tutalım her çocuğumuzun elinden, gönlünden, beyninden....
Dünya ahiret ferahımız için tutalım birbirimizin ellerinden...